21 Mart 2023 Salı günü saat 15.00’da online (çevrimiçi) olarak Üniversitemiz Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi olan ve aynı zamanda Kibyra Kazı Başkanlığını yürüten Doç. Dr. Şükrü ÖZÜDOĞRU tarafından “Kibyra Kazısı” konulu konferansını gerçekleştirildi. Konferansa bölüm öğretim elemanları ve öğrencilerimiz katılım sağladılar.

Konferansta Doç. Dr. Şükrü
ÖZÜDOĞRU, Kibyra Antik Kentinin tarihini, coğrafi yapısını, yapılan kazı ve
restorasyon çalışmaları hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirildi.
Mimarlık ve Şehir Planlama Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ünal DEMİRER, konuşmacı Doç. Dr. Şükrü ÖZÜDOĞRU’ya yapmış olduğu sunumdan dolayı teşekkür etti.

Kibyra Antik Kenti, Gölhisar
ilçesinin hemen batı yamacındaki alçak tepeler üzerinde yer almaktadır. Kibyra
antik kentinin, yerleşim alanı oldukça büyüktür. Kibyra birbirinden derin
yarlarla ayrılan hâkim üç tepe üzerinde oturmaktadır. Yapılar; simetrik düzenlenmiş,
tepeler teraslanarak göl ve ova manzarasına hâkim konumda ve hiçbir yapı bir
diğerinin manzarasını kesmeyecek biçimde yerleştirilmişlerdir.
Şehre girerken solda muhteşem
anıtsal kapısıyla, Eski Anadolu’nun en görkemli ve günümüze sağlam korunmuş
olarak ulaşan antik stadyumlarından olan, 11 bin izleyici kapasiteli Kibyra
Stadion’u sizi karşılar. Burada gladyatörlerin mücadelelerini görür gibi
olursunuz. İlerledikçe Bazilika, Yukarı ve Aşağı Agora, Roma Hamamı, Gymnasion,
Tiyatro ve Odeion karşınıza çıkar. Diğer taraftan Anıt Mezar, Geç Roma Hamamı,
yuvarlak kuleli giriş kapısı ve antik suyolları ilginizi çekecektir. 2006
yılında Burdur Müzesi başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları, günümüzde T.C.
Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Şükrü Özüdoğru başkanlığındaki ekip tarafından yürütülmektedir.
Odeion (Müzik Evi) 3600 kişilik
kapasitesiyle, halen ülkemizin sahip olduğu, antik çağlarda üzeri bir çatıyla
kapatılmış en büyük yapısıdır ve iç bezemeleriyle en görkemli eserlerindendir.
Orkestranın tam merkezinde kırmızı, yeşil ve beyaz mermerlerden yapılmış,
yılanlardan oluşan saçları ve insanları taşa çeviren bakışlarıyla MEDUSA
figürü, yapım tekniğiyle kendi türünde bilinen tekil örnektir. 2011 yılında Odeion’un
ön kısmındaki Stoa’da Anadolu'nun en
sağlam ve büyük mozaik alanı olma özelliği taşıyan, yaklaşık 540 m2 alanı
kapsayan sağlam durumda mozaik ortaya çıkarılmıştır. Yine Odeion’un önünde, Geç
Roma Dönemi'ne ait (M.S. 6-7 yy.) Hamam yapısı, bölümleri, ısıtma ve su
sitemleriyle görülebilir durumdadır.
Kentin bugün görülebilen tüm
mimari kalıntıları Roma İmparatorluk Dönemi'ne aittir. Hellenistik Dönem’de
Kibyra ve yakın çevresinde konumlanmış antik kentlerden Boubon, Balboura ve
Oinoanda'dan teşekkül, dörtlü “kent birliği (Tetrapolis)” (M. Ö. 2. - 1.
yüzyıllarda) oluşmuştur. Söz konusu kentler birliği, M.Ö. 82 yılında Romalı General Murena
tarafından dağıtılıp, ortadan kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra Kibyra Asia
Eyaleti'ne ve diğer kentler Likya Birliği'ne dahil edilmiştir. Roma
İmparatorluk Dönemi'nde ise, kendisine yaklaşık 25 kentin bağlı olduğu “Kibyra
Conventusu” adı altında, Asia Eyalet Valisi'nin yargı merkezi olmuştur. M.S. 23
yılında meydana gelen büyük bir deprem sonucunda yerle bir olan kent, Roma
İmparatoru Tiberius’un vergi affı getirmesiyle yeniden inşa edilebilmiştir.
Kibyra özellikle M.S. 1. - 3. yüzyıllarda en parlak ve zengin dönemini
yaşamıştır.
Kibyra demircilik, dericilik ve at yetiştiriciliğinde oldukça ünlüdür. Buna çömlekçilik de eklenmelidir. Şehir halkı son derece savaşçı kimliğe sahiptir. Şehrin en çok dikkat çeken eserleri; görkemli Stadion’u, Odeion içindeki opus sectile Medusa döşemi ve önündeki, Türkiye'nin en sağlam ve büyük mozaik alanıdır. Kibyra'dan çıkarılan eserler Burdur Müzesi'nde ziyaretçilerin ilgisine sunulmaktadır.







